Menüde Alerjen Bilgisi: Kurallar ve Doğru Yazım

Türk Gıda Kodeksi, ambalajsız sunulan yemekler dâhil tüketiciye alerjen bilgisinin verilmesini istiyor; liste AB'deki 14 alerjenle aynı çizgide. Bunu karşılamanın en açık yolu, her yemeğin alerjenlerini menüde işaretlemek ve misafiri alerjisini personele söylemeye davet etmektir.
Gıda alerjisi olan bir müşteri sağlığını menünüze emanet eder. Tek istediği, sipariş vermeden önce yemekte ne olduğunu öğrenebilmektir. Bu yazı kuralların özünü ve bunlara uymanın pratik yolunu anlatıyor; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz, güncel kuralları Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan kontrol edin.
Türkiye'deki kurallar
Alerjen bildirimi Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği'nde düzenleniyor. Yönetmelik, alerjen bilgisinin yalnızca ambalajlı ürünlerde değil, ambalajsız sunulan ve toplu tüketim yerlerinde servis edilen gıdalarda da tüketiciye verilmesini istiyor.
Restoran, kafe ve fırın gibi işletmelerde bunun en açık yolu alerjenleri menüye ya da bir bilgilendirme panosuna yazmaktır. Yönetmeliğin kılavuzu Tarım ve Orman Bakanlığı'nın sitesinde yayımlanıyor.
14 alerjen
Türk Gıda Kodeksi'ndeki liste, Avrupa Birliği'nin 1169/2011 sayılı Tüzüğü'ndeki 14 alerjenle örtüşüyor: glüten içeren tahıllar, kabuklular, yumurta, balık, yer fıstığı, soya, süt (laktoz dâhil), sert kabuklu meyveler, kereviz, hardal, susam, kükürt dioksit ve sülfitler, acı bakla (lupin) ve yumuşakçalar.
Yurt dışından misafir ağırlıyorsanız, onların ülkelerinde de benzer kuralların geçerli olduğunu bilmekte fayda var: AB ve Birleşik Krallık aynı 14 alerjeni esas alır.
Menüde nasıl gösterilmeli?

- Alerjenleri yalnızca menünün sonundaki bir listede değil, her yemeğin yanında gösterin. Müşteri, sipariş edeceği yemeğin bulunduğu satırı okur.
- Menünün her yerinde aynı kelimeleri ya da simgeleri kullanın ve anlamlarını açıklayan bir not ekleyin.
- Personel için yazılı bir liste tutun: her yemeğin içinde ne var (soslar ve garnitürler dâhil), hangi yemekler aynı fritözde ya da tezgâhta hazırlanıyor.
- Alerjisi olan müşterilerin bunu bildirmesini rica eden bir satır ekleyin.
- Tarif ya da tedarikçi değiştiği anda menüyü güncelleyin. Geçen ayın malzemelerini gösteren bir liste, hiç liste olmamasından daha kötüdür.
Dijital menüde
Dijital menü, basılı menünün yapamadığını yapar: alerjen işaretlerini menünün yayımlandığı her dilde gösterir ve tarifi değiştirip yayımladığınız anda güncellenir. Yabancı misafiri çok olan işletmelerde bu fark büyüktür; bkz. çok dilli menü.
DigitalMenuKit'te alerjenleri her ürün için tek tek işaretlersiniz; müşteri, QR kodla açtığı menüde bunları görür. Basılı menüye alerjisi olan misafirlerin personele haber vermesini rica eden bir not eklenebilir. Mevzuattaki 14 alerjenin hepsi için hazır işaret var: süt, buğday, yumurta, balık, sülfitler, kuruyemiş, soya, susam, kabuklular, yer fıstığı, kereviz, hardal, acı bakla ve yumuşakçalar. Kuruyemiş işareti mevzuattaki sert kabuklu meyvelerin karşılığıdır; buğday işareti ise yalnızca buğdayı kapsar, çavdar, arpa ya da yulaf içeren ürünlerde tahılın adını ürün açıklamasına yazın.
Sık sorulan sorular
Alerjenleri menüye yazmak zorunlu mu?
Yönetmelik, bilginin tüketiciye verilmesini istiyor; restoran ve kafelerde bunun en açık ve en güvenli yolu alerjenleri menüye ya da bir bilgilendirme panosuna yazmaktır.
“İz miktarda içerebilir” yazmak yeterli mi?
Genel bir “içerebilir” uyarısı, yemekte hangi alerjenlerin bulunduğunu belirtmenin yerini tutmaz. Bu ifadeyi yalnızca ortadan kaldıramadığınız gerçek bir çapraz bulaşma riski varsa kullanın.